Blog

Güncel Blog Yazılarımız

Kök Hücre Tükenmesi: Yaşlanmanın İşaretleri #7

Kök hücreler, vücudumuzdaki diğer hücrelere dönüşebilen ve farklılaşabilen hücrelerdir. Bu özellikleri nedeniyle, hasar görmüş veya kaybolmuş hücreleri ve dokuları yenilemek için kök hücre kullanılabilir. Kan, cilt ve bağırsaklar gibi yüksek hücreli alanlarda çok önemli olan özel fonksiyonlara sahip diğer tüm hücrelerin kaynağıdır. Dokuların ve organların yaşlanırken yenilenmesinde, geciktirmede ve önlemede önemli bir rol oynarlar ve uzun ömürlülüğü desteklerler. 

Düzensiz besin algılaması: Yaşlanmanın İşaretleri #6

Besinler bol olduğunda, hücreler büyür ve gelişir. Aksine, besinler kıt olduğunda, hücreler çabalarını bakım ve onarmaya yönlendirir. Besin algılama, hücrelerin besin maddelerine tepki verme şeklidir. Besin algılama bozulduğunda, enerji üretimi, hücre büyümesi ve diğer hayati fonksiyonlarla ilgili aktiviteleri etkileyecek ve bozacaktır. Aksine, besin algılamasının düzenlenmesi uzun ömürlülüğü teşvik edecektir.

Hücresel Yaşlanma / Senesens: Yaşlanmanın İşaretleri #4

Yaşamın bir süresinde kuvvetli bir şekilde çoğaltılan ancak bir süreç sonra kalıcı şekilde duran hücrelere Senesent (yaşlanan) hücreler denir. Yaşlı hücreleri yaş aldıkça biriktiririz. Ne yazık ki, bu hücreler ölmez. Çevreye zarar veren molekülleri salgılamaya devam ederler.

Telomer yıpranması, hücresel yaşlanmanın bir nedenidir, ancak diğer hasar türleri de bu durumu tetikleyebilir. Yıllarca senesent hücrelerin yaşlanmaya katkıda bulunduğu veya sadece kanserin gelişimine karşı koruyucu bir mekanizma olup olmadığı tartışıldı.

Araştırmacıların yaşlanan hücrelerinin çoğunu ortadan kaldırabilmeleri için farelerin genetik olarak tasarlandığı son çalışmalar, daha uzun yaşam da dahil olmak üzere birçok sağlık yararını açıkça göstermiştir. Yaşlanan hücreleri yıkım için hedefleyen ilaçları tanımlamak için çalışmalar devam etmektedir.

Proteostaz kaybı: Yaşlanmanın İşaretleri #3

 Proteinlerin işlevselliği için mükemmel bir şekilde katlanması gerekir. Ve vücudumuzun işlev görmesi için bu sürecin korunma ve yapılandırılmasına ihtiyacımız var: Proteinler, vücudumuzdaki hücre şekli, atık temizleme, iç organizasyon ve rutin bakım dahil hemen hemen her görevden sorumludur.

Genomik İnstabilite /Yaşlanmanın İşaretleri #2

Genomik hasarın yaşlanmaya eşlik ettiğine dair geniş kanıtlar vardır. Ayrıca, demans, kardiyovasküler hastalık ve kanser gibi yaşa bağlı hastalıklarda DNA hasarı gözlenmiştir. Bu da genom instabilitesinin bu patolojilerde nedensel bir faktör olabileceğini düşündürmektedir. 

Mitokondri Disfonksiyonu /Yaşlanmanın İşaretleri #1

  Hücrelerin enerji üretim merkezi olan mitokondrilerin normal işleyişindeki bozulmalar ‘Mitokondriyal Disfonksiyon’ olarak tanımlanır ve hücresel enerji dengesinin bozulmasına, oksidatif stresin artmasına ve hücre ölümüne yol açabilir. Kronik hastalıkların gelişim riskleri de artar.

  Örneğin: Parkinson hastalığı ve Alzheimer hastalığı gibi nörodejeneratif Hastalıklar mitokondriyal disfonksiyonla yakından ilişkilidir.  Hasarlı mitokondrinin vücut tarafından yok edilmesi durumu olan  ‘Mitofaji’ eksikliği, bu hastalıklarda hücresel hasarın artmasına neden olur.

Mitokondriyal disfonksiyon, ayrıca insülin direnci ve tip 2 diyabet gibi metabolik bozuklukların gelişiminde rol oynar, hücresel enerji üretimi bozulur ve metabolik süreçler olumsuz etkilenir.

Mitokondriyal enerji üretimindeki bozukluklar, kronik yorgunluk sendromunun gelişiminde de önemli bir faktördür. 
Mitokondriyal disfonksiyonun yönetiminde, hasarlı mitokondrilerin temizlenmesi için öncelikle mitofajiyi, ardından sağlıklı mitokondrilerin oluşumunu desteklemek gerekir. Bu süreçler, kronik hastalıkların yönetiminde ve genel sağlığın iyileştirilmesinde kritik öneme sahiptir.

Yaşlanma Ölçülebilir mi? “Yaşlanmanın Biyobelirteçleri”

2013 yılında bilim dünyasında önemli bir dergi olan Cell’ de uzun yaşam alanında dönüm noktası oluşturan The Hallmarks of Aging” Yaşlanmanın Belirteçleri başlıklı bir makale yayınlandı.                                     

Biyolojik Yaş ve Önemi

Biyolojik yaş sadece bir sayı değildir; vücudumuzun zaman içinde ne kadar iyi durumda olduğuna dair bir penceredir. Kronolojik yaşımız hayatta olduğumuz yılları işaret ederken, biyolojik yaşımız hücrelerimizin, organlarımızın ve dokularımızın yaşam tarzı, genetik ve sağlık faktörlerine bağlı olarak nasıl yaşlandığının hikayesini anlatır.

  Biyolojik Yaş Testinin Evrimi

Whatsapp Destek