Besinler bol olduğunda, hücreler büyür ve gelişir. Aksine, besinler kıt olduğunda, hücreler çabalarını bakım ve onarmaya yönlendirir. Besin algılama, hücrelerin besin maddelerine tepki verme şeklidir. Besin algılama bozulduğunda, enerji üretimi, hücre büyümesi ve diğer hayati fonksiyonlarla ilgili aktiviteleri etkileyecek ve bozacaktır. Aksine, besin algılamasının düzenlenmesi uzun ömürlülüğü teşvik edecektir.
Besin düzenlemesi nasıl çalışır?
Besin algılama yollarını yaşlanma ve diyet, besin bolluğuna veya kıtlığa dayalı olarak aktive etme ve devre dışı bırakma arasındaki bağlantı olarak düşünebiliriz. Genel olarak, besin algılama yolları yaşla birlikte düzenlenir ve yavaş yavaş etkinliği ve verimliliği kaybeder.
Deregüle edilmiş besin algılamasının neden olduğu hastalıklar
Deregüle besin algılama, kalp problemleri, metabolik bozukluklar (örneğin tip-2 diyabet), nörodejeneratif durumlar, sarkopeni (iskelet kası gücü ve kütlesinde yaşa bağlı kayıp) ve kemik kaybı gibi çeşitli hastalıklarla ilişkilendirilmiştir.
Düzensiz besin algılamanın olumsuz etkileri nasıl engellenir?
Besin algılama yollarını modüle eden bazı müdahaleler şunlardır:
- Kalori kısıtlaması
- Aralıklı oruç
- Rapamisin ve Metformin takviyesi
Çalışmalar, besin kıtlığının etkilerini taklit ederek, bakım ve onarım mekanizmalarını teşvik ederek çalıştıklarını göstermektedir. Sonuç, sağlık ve uzun ömürlülüğü desteklemektedir.